SAMİMİ VE UZUN BİR “BEN KİMİM?”

1981 yılında İstanbul’da doğdum. Üst katımızda oturan kuzenlerimden etkilenerek, 5,5 yaşında iken annemin müdüre türlü ricalarda bulunması ile açıktan ilkokula başladım. Üstün başarılarımdan ötürü 2.sınıfta resmi kaydım alınarak okumaya devam ettim.  🙂

Ebeveyn Koçu / İletişim Uzmanı - Zeynep İşman

Ebeveyn Koçu / İletişim Uzmanı – Zeynep İşman

İlk çocukluk

Çocukluğum babamın işi dolayısıyla kışları İstanbul’da, yazları Ankara’da geçti. Yeşilin, toprağın, onlarca hayvanın, sevginin, şefkatin içinde büyüdüğümüz şanslı çocuklar olduk hep. Hele bir babaannem vardı ki, o ayrı bir yazı konusu…

İlkokul

İlköğretim yıllarında, bolca şarkı söyler, dans eder, birilerini taklit eder, kafamdan hayali hikayeler uydurur, sonra da teyzelerimi ve kuzenlerimi koltuğa dizer, karşılarında gösteri yapardım.

Herkes “aaa bu çocuk konservatuvar okusa ya” dese de, nedendir bilinmez hiç böyle bir teşebbüste bulunmadık.

Ortaokul/lise

Ortaokul hayatım, sınıfın hatta okulun en uzun ve en zayıf öğrencisi olmam dolayısıyla (ya da ben ondan olduğunu sanıyordum) arkadaşlarım tarafından dışlanarak geçti. Bu sebeple mezun olduğum gün en mutlu günümdü. Ama lise yıllarım yine üstün başarılar 🙂 ve üstüne bir de aşk acıları ile pembe dizi tadında geçti.

Üniversite

Derken üniversiteye giriş yılı geldi çattı.

Babamın “ben kızımın eczacı olmasını istiyorum”, annemin ise “hayır gazeteci olmalı çok güzel yazı yazıyor”

hayalleri arasında gidip gelerek, sonunda İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdim. Gazeteciliği öğrenmeye çalıştığım yıllarda, bazıları şu an aramızda olmayan çok iyi gazetecilerle bir arada olma şansına sahip oldum.

Gazetecilik ile başlayan çalışma hayatı

Okul yıllarında gazetecilik ile başlayan çalışma hayatımda kısa sürede çok fazla deneyime sahip olabileceğim ortamlarda bulundum. Fakat gençlik hayalleri, hayatın gerçekleri ile örtüşmüyor her zaman. Yaklaşık 6 yıl süren gazetecilik serüvenime, “benim istediğim tam da bu değilmiş ne yazık ki” diyerek nokta koyup, halkla ilişkiler sektörüne geçiş yaptım. Bu süreçte, pek çok farklı alanda dernekler ile sosyal sorumluluk projeleri, gönüllü organizasyonlar hep ilgi odağım oldu.

Kurumsal hayat

4 yıl süren farklı ajans deneyimlerimden sonra kurumsal hayata geçiş yaptım ve 6,5 yıl kadar da Turkcell Kurumsal İletişim’de çalıştım. Yine çok fazla deneyim ve tecrübeye sahip olmamı sağlayan yıllardı.

Annelik

2011 yılında evlendim, 2013’te anne oldum. Kızıma hamileliğim sırasında, işten ayrıldım ve doğum için Amerika’ya gittim. (doğum hikayemi ayrıca anlatacağım, burada kısa kesiyorum o yüzden 🙂 ) 5 aylık Amerika maceram, hayatımda asla unutamayacağım bir deneyimdi. Türkiye’ye döndükten sonra, yaşamının ilk 1 yılında kızımla birlikte olma ve onunla büyüme şansına sahip oldum.

Ebeveyn Koçu Zeynep İşman

İz İletişim’le büyüdük, büyüttük

Daha sonra kendi halkla ilişkiler ajansımız İz İletişim’de çalışmaya başladım. İz İletişim ilk çocuğumuz idi ve onu büyüttük, besledik, sevdik, derken ayaklandı, yürüdü, koşmaya başladı. Şimdi Türkiye’nin en iyi ajansı ayıptır söylemesi 😉 (www.iziletisim.com)

Farklı arayışlar

Ama anne çocuk konularına duyduğum merak, çocuklar büyürken, ailelerini de nasıl büyüttüklerine dair duyduğum heyecan, hayranlık, tutku ve öğrenme isteği beni bambaşka bir yola doğru sürüklemeye başladı. Hayatta niyet ettiğimiz ve odaklandığımız şeylerin mutlaka ama mutlaka bir şekilde dönüp, dolaşıp bizi bulduğuna inanıyorum. Ben de bu yolda kendimi geliştirmeye niyet edince, çok farklı ve güzel platformlarda bulunmaya, harika insanlarla tanışmaya başladım. Aile ve çocuk gelişimi üzerine, anne-baba olmaya dair sayısız eğitim aldım, yüzlerce kitap okudum. Ama tüm bunlardan daha önemlisi, kızım Derin’in önderliğinde her gün biraz daha büyüdüm/geliştim. Yaşam boyu gelişime yürekten inanıyorum. Hayat devam ettikçe gelişim de devam ediyor. Bazen duraklama, bazen gerileme oluyor ve bunlar da gelişime/öğrenmeye dahil. Ama önemli olan hep ileriye bakmak.

Koçluk

Kazandığım bilgi birikimini benim gibi anlamaya, öğrenmeye, keşfetmeye heyecan duyan anne- babalara da aktarmak istedim. Ama bunu yaparken bir bilirkişi ya da eğitmen kimliği ile değil de, hayata aynı açıdan bakan bir yol arkadaşı olmak istedim. Bu süreçte koçluk eğitimi hayatıma girdi. Flow Coaching International’dan temel koçluk eğitimi ve de ebeveyn koçluğu eğitimini tamamladım. Hemen ardından çocukluğumdan beri ilgi duyduğum ve bu iş için de bana çok kaynak sağlayacağına inandığım Psikoloji Yüksek Lisansı’na başladım. Şu an hem yönetici, hem çalışan, hem öğrenci, hem anneyim yani . Koçluk yapmayı seviyorum. Çünkü her bir insan ile yeniden var olduğumu hissediyorum. Aynı kaygılarda, aynı enerjide, aynı dertlerde, aynı hedeflerde buluşmak beni besliyor. Onlar geliştikçe ben gelişiyorum, ben geliştikçe onlar gelişiyor.

Etkili Anne Baba Okulu

Gordon Training International’ın Türkiye’deki tek yetkili temsilcisi olan Etkili Anne-Baba Okulu eğitimcisiyim. Amerikalı psikolog Dr. Thomas Gordon tarafından geliştirilen bu eğitim modeli, 3 kez Nobel’e aday oldu. Bu eğitimler ile ailede sağlıklı iletişimin yollarına, ebeveyn ve çocuklar arasında etkin ve kaliteli ilişkinin temellerini atmaya dair pratik çözümler sunuyoruz.

Birlikte Büyüyoruz Buluşmaları

Birlikte büyüyoruz buluşmalarında, anne ve babalarla bir araya gelerek, ebeveynlik yolculuğumuzda deneyimlediklerimiz, zorlandıklarımız, duygusal gel-gitlerimiz, hatalarımız, sevaplarımız, ne var, ne yok konuşuyoruz. Birbirimizden öğreniyoruz. Birlikte büyüyoruz. Hayatta neye niyet ettiysem “iyi ya da kötü” deneyimleme şansım oldu. Bu yüzden hep şükrediyorum. Bu hayatta var olduğum sürece bu maraton bitmeyecek. Ve bu yolculukta yol arkadaşlarına sahip olmak çok güzel…